|
Genel sağlık
|
|
04-13-2007, 01:25 AM
Post: #1
|
|||
|
|||
|
ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM Zehirlenme nedir? Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilirler. Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir? Ø Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal Ø Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk Ø Solunum sistemi bozuklukları: Nefes darlığı, morarma, solunum durması Ø Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir? Zehirlenme yolları üç grupta toplanır. Ø Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler genellikle ev yada bahçede kullanılan kimyasal maddeler, ıehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür. Ø Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), Lağım çukuru veya kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur. Ø Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur. Sindirim yoluyla zehirlenmede ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Bilinç kontrolü yapılır, Ø Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır, Ø Yaşam bulguları değerlendirilir, Ø Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir, Ø Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla kusturulmaz, Ø Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir, Ø Üstü örtülür, Ø Tıbbi yardım istenir (112), Ø Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir ; -Zehirli maddenin türü nedir? -İlaç yada uyuşturucu alıyor mu? -Hasta saat kaçta bulundu? -Evde ne tip ilaçlar var? Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Hasta temiz havaya çıkarılır yada cam ve kapı açılarak ortam havalandırılır, Ø Yaşamsal belirtiler değerlendirilir (ABC), Ø Yarı oturur pozisyonda tutulur, Ø Bilinç kapalı ise koma pozisyonu verilir, Ø Tıbbi yardım istenir (112), Ø İlkyardımcı müdahale sırasında kendini ve çevresini korumak için gerekli önlemleri almalıdır, Ø Solunumu korumak için maske veya ıslak bez kullanılır, Ø Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmaz, Ø Yoğun duman varsa hastayı dışarı çıkarmak için ip kullanılmalıdır, Ø Derhal itfaiyeye haber verilir (110). Cilt yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Yaşam bulguları değerlendirilir, Ø Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir, Ø Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır, Ø 15-20 dakika boyunca deri bol suyla yıkanmalıdır, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir? Ø Zehirlenmeye neden olan maddeyi uzaklaştırmak (Kirli madde vücuttan ne kadar çabuk uzaklaştırılırsa o kadar az miktarda emilir). Ø Hayati fonksiyonların devamının sağlanması Ø Sağlık kuruluşuna bildirme (112) Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak katı maddelerle temas, asit/alkali gibi kimyasal maddelerle temas, elektrik akımı etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir. Kaç çeşit yanık vardır? Fiziksel yanıklar: Isı ile oluşan yanıklar Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar Işın ile oluşan yanıklar Sürtünme ile oluşan yanıklar Donma sonucu oluşan yanıklar Kimyasal yanıklar: Asit alkali madde ile oluşan yanıklar Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir? Derinlik Yaygınlık Bölge Enfeksiyon riski Yaş Solunum yoluyla görülen zarar Önceden var olan hastalıklar Yanıklar nasıl derecelendirilir? 1. derece yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. 2. derece yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir. 3. derece yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğü için ağrı yoktur. Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir? Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hasta/yaralının kendi vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir? Ø Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir, Ø Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır, Ø Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC), Ø Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir, Ø Yanık bölge en az 20 dakika soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından önerilmez), Ø Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır, Ø Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır, Ø Takılan yerler varsa kesilir, Ø Hijyen ve temizliğe dikkat edilir, Ø Su toplamış yerler patlatılmaz, Ø Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir, Ø Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür, Ø Hasta/yaralı battaniye ile örtülür, Ø Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır, Ø Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hasta / yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı kaybı önlenir, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir, Bölge bol tazyiksiz suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır, Giysiler çıkarılmalıdır, Hasta/yaralı örtülmelidir, Tıbbi yardım istenmelidir (112). Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır? Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır, Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkanı yoksa tahta çubuk yada ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir, Hasta/yaralının ABC’si değerlendirilmelidir, Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir, Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir, Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir, Tıbbi yardım istenmelidir (112). Sıcak çarpması belirtileri nelerdir? Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır: Adale krampları Güçsüzlük, yorgunluk Baş dönmesi Davranış bozukluğu, sinirlilik Solgun ve sıcak deri Bol terleme (daha sonra azalır) Mide krampları, kusma, bulantı Bilinç kaybı, hayal görme Hızlı nabız Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? Hasta serin ve havadar bir yere alınır, Giysiler çıkarılır, Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir, Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir. Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır? Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler; Ø Kalp hastaları Ø Tansiyon hastaları Ø Diyabet hastaları Ø Kanser hastaları Ø Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar Ø Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar Ø Böbrek hastaları Ø 65 yaş üzeri kişiler Ø 5 yaş altı çocuklar Ø Hamileler Ø Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar Ø Yeterli miktarda su içmeyenler Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir? Ø Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır, Ø Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir, Ø Bol miktarda sıvı tüketilmelidir, Ø Vücut temiz tutulmalıdır, Ø Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır, Ø Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır, Ø Direk güneş ışığında kalınmamalıdır, Ø Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir. Donuk belirtileri nelerdir? Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde derecelendirilir. Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir. Ø Deride solukluk, soğukluk hissi olur, Ø Uyuşukluk ve halsizlik görülür, Ø Daha sonra kızarıklık ve iğnelenme hissi oluşur. İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir. Ø Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur, Ø Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir, Ø Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür. Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır. Ø Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur. Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir, Ø Sakinleştirilir, kesin istirahata alınır ve hareket ettirilmez, Ø Kuru giysiler giydirilir, Ø Sıcak içecekler verilir, Ø Su toplamış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür, Ø Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır, Ø El ve ayak doğal pozisyonda tutulur, Ø Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır, Ø El ve ayaklar yukarı kaldırılır, Ø Tıbbi yardım istenir (112).
|
|||
|
04-13-2007, 01:27 AM
Post: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar. Kaç çeşit kırık vardır? Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır. Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar. Kırık belirtileri neler olabilir? HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM Hayvan ısırmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Hasta/yaralı yaşamsal bulgular yönünden değerlendirilir (ABC), Ø Hafif yaralanmalarda yara 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla yıkanır, Ø Yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır, Ø Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulmalıdır, Ø Derhal tıbbi yardım istenmeli (112), Ø Hasta kuduz ve/veya tetanos aşısı için uyarılmalıdır, Arı sokmalarının belirtileri nelerdir? Belirtiler kısa sürer. Acı, şişme, kızarıklık gibi lokal belirtiler olur. Arı birkaç yerden soktuysa, nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa yada kişi alerjik bünyeli ise tehlikeli olabilir. Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Yaralı bölge yıkanır, Ø Derinin üzerinden görülüyorsa arının iğnesi çıkarılır, Ø Soğuk uygulama yapılır, Ø Eğer ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa buz emmesi sağlanır, Ø Ağız içi sokmalarında ve alerji hikayesi olanlarda tıbbi yardım istenir (112). Akrep sokmalarının belirtileri nelerdir? Kuvvetli bir lokal reaksiyon oluşturur. Ø Ağrı Ø Ödem Ø İltihaplanma, kızarma, morarma Ø Adale krampları, titreme ve karıncalanma Ø Huzursuzluk, havale gözlenebilir. Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Sokmanın olduğu bölge hareket ettirilmez, Ø Yatar pozisyonda tutulur, Ø Yaraya soğuk uygulama yapılır, Ø Kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır, Ø Yara üzerine hiçbir girişim yapılmaz. Yılan sokmalarının belirtileri nelerdir? Lokal ve genel belirtiler verir : Ø Bölgede morluk, iltihaplanma (1-2 hafta sürer) Ø Kusma, karın arısı, ishal gibi sindirim bozuklukları Ø Aşırı susuzluk Ø Şok,kanama Ø Psikolojik bozukluklar Ø Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Hasta sakinleştirilip, dinlenmesi sağlanır, Ø Yara su ile yıkanır, Ø Yaraya yakın bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik vb.) çıkarılır, Ø Yasa baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır, Ø Kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanır (Turnike uygulanmaz), Ø Soğuk uygulama yapılır, Ø Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaz (yara emilmez), Ø Yaşamsal bulgular izlenir, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Deniz canlıları sokmasında belirtiler nelerdir? Çok ciddi değildir. Lokal ve genel belirtiler görülür : Ø Kızarma Ø Şişme Ø İltihaplanma Ø Sıkıntı hissi Ø Huzursuzluk Ø Havale Ø Baş ağrısı Deniz canlıları sokmasında ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Yaralı bölge hareket ettirilmez, Ø Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılır, Ø Etkilenen bölge ovulmamalıdır Ø Hareket ile artan ağrı Ø Şekil bozukluğu Ø Hareket kaybı Ø Ödem ve kanama nedeniyle morarma Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir. Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir? Ø Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk) Ø Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir, Ø Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur, Ø Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku hasarına yol açacaktır,) Ø Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. Böylece parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir), Ø Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır, Ø Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır, Ø Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir, Ø Kol ve bacaklar yukarıda tutulur, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Burkulma nedir? Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur. Burkulma belirtileri nelerdir? Ø Burkulan bölgede ağrı Ø Kızarma, şişlik Ø İşlev kaybı Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir, Ø Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır, Ø Hareket ettirilmez, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Çıkık nedir? Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez. Çıkık belirtileri nelerdir? Ø Yoğun ağrı Ø Şişlik ve kızarıklık Ø İşlev kaybı Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır? Ø Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir, Ø Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz, Ø Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez, Ø Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir, Ø Tıbbi yardım istenir (112). Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır? Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye, hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir. Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? Ø Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır, Ø Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır, Ø Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır, Ø Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır, Ø Tespit kırık, çıkık. ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde yapılmalıdır. Tespit yöntemleri nelerdir? Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti: Ø Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir, Ø Kol askısı yerleştirilir, Ø Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir, Ø El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır, Ø Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş olur. Pazı kemiği kırığı tespiti: Ø Sert tespit malzemesiyle yapılır, Ø Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir, Ø Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir, Ø Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir, Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa bağlanmamalıdır, Ø Dirseği tespit için kol askısı takılır, Ø Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj uygulanır. Dirsek kırığı tespiti: Ø Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir, Ø Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir. Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti: Ø Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir, Ø Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır. Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit: Ø Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir, Ø Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir, Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır, Ø Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır, Ø Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir, Ø Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile, yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir. Pelvis kemiği kırığı tespiti: Ø Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur, Ø Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir, Ø Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır. Uyluk kemiği kırığının tespiti: Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit etme: Ø Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır, Ø Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur, Ø Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir, Ø Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir, Ø Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır, Ø Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır, Ø Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır, Ø Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak, geniş bandajlarla tespit edilir. Diz kapağı kırığı tespiti: Ø Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır, Ø Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir bandaj sarılır. Kaval kemiğinin tespiti: Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir, Ø Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir, Ø Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş şeritler geçirilir, Ø Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir, Ø Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir. Bileğin / ayağın tespiti: Ø Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür, Ø Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir
|
|||
|
04-13-2007, 01:28 AM
Post: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Kanama nedir? Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır: Kanamanın hızına, Vücutta kanın aktığı bölgeye, Kanama miktarına, Kişinin fiziksel durumu ve yaşına. Kaç çeşit kanama vardır? Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır : Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur. İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez. Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır. Kanama arter, ven yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir. Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir. Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir? Dış kanamalarda ilkyardım: Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC), Tıbbi yardım istenir (112), Yara yada kanama değerlendirilir, Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır, Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır, Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır, Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır, Kanayan bölge yukarı kaldırılır, Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır, Şok pozisyonu verilir, Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir, Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür, Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır, Hızla sevk edilmesi sağlanır. Atardamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır: 1-Boyun : Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri 2-Köprücük kemiği üzeri : Kol atardamarı baskı yeri 3-Koltukaltı : Kol atardamarı baskı yeri 4-Kolun üst bölümü : Kol atardamarı baskı yeri 5-Kasık : Bacak atardamarı baskı yeri 6-Uyluk : Bacak atardamarı baskı yeri Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır? Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur. Elde üçgen bandaj uygulama: Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir. Ayağa üçgen bandaj uygulama: Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir. Dize üçgen bandaj uygulama: Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir. Göğüse üçgen bandaj uygulama: Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır. Kalçaya üçgen bandaj uygulama: Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer yada beze bağlanır. Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır? Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için), Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, Uzuv kopması varsa, Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir ya da uzvun tamamen kaybına neden olunabilir. Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır? Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8-10 cm olmalıdır. Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır. Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir. Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz. Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez. Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır. Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-30 dakikada bir turnike gevşetilmelidir. Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir. El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır? Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır. Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve kapatılır. Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır. Turnike uygulandıktan sonra sıkılaştırılarak uzuvdaki kanama kontrol edilir. Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir plastik torbaya konur. Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur. Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır. İç kanamalarda ilkyardım: İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır. Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir, Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır, Tıbbi yardım istenir (112), Asla yiyecek ve içecek verilmez, Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa), Yaşamsal bulguları incelenir, Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır. Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım: Burun kanaması: Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir, Oturtulur, Başı hafifçe öne eğilir, Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır, Uzman bir doktora gitmesi sağlanır. Kulak kanaması: Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir, Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir, Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır, Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır, Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir. Şok nedir? Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir. Kaç çeşit şok vardır? Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır: Kardiyojenik şok Hipovolemik şok Toksik şok . Anaflaktik şok Şok belirtileri nelerdir? Kan basıncında düşme Hızlı ve zayıf nabız Hızlı ve yüzeyel solunum Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik Endişe, huzursuzluk Baş dönmesi, Dudak çevresinde solukluk ya da morarma Susuzluk hissi Bilinç seviyesinde azalma Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir? Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır, Hava yolunun açıklığı sağlanır, Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır, Varsa kanama hemen durdurulur, Şok pozisyonu verilir, Hasta/yaralı sıcak tutulur, Hareket ettirilmez, Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112), Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır. Şok pozisyonu nasıl verilir? Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır, Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur (Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.), Üzeri örtülerek ısıtılır, Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır, Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir
|
|||
|
04-13-2007, 01:29 AM
Post: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
ŞOK NEDİR? Kelime anlamı SARSILMA demektir. Dolaşım sistemindeki kanın çeşitli nedenlerle azalması, hücrelere yeterli oksijenin gelmemesi sonucu ortaya çıkar. BELİRTİLERİ: Kaza yerinde sessiz, sakin, hiç hareket etmeyen bir yaralının şuuru genelde yerinde olmayabilir. Rengi soluk, Vücudu soğuk ve terli, Gözleri göz çukuruna batmış şekilde, sanki burnu sivrilmiş gibidir. Nabız zayıftır ve hızlıdır. Solunum hızlanmıştır. YAPILMASI GEREKENLER: - Uygun bir yere sırt üstü yatırınız. - Etrafındaki kalabalığı dağıtınız. - Az hareket ettirmeye çalışınız. - Beynin kan dolaşımını ve çalışmasını kolaylaştırmak için, başta kanama yoksa başı aşağı getirip, ayak ucunu kaldırınız. - Yakasını, kemerini, gömleğini gevşetiniz. - Solunum yolu tıkanıklığı varsa gideriniz. - Gerekirse yapay solunum ve kalp masajı yapınız. - Kanaması varsa kanamayı durduracak önlemi alınız. - Kırık varsa tahta parçası ile tespit yapınız. - Soluk almakta güçlük çekiyorsa baş ve göğüs kısmını hafifçe yükseltiniz. - İhtiyaç durumunda dudakları ve dili birkaç damla su ile ıslatınız. YARALANMALARDA İLK YARDIM YARA NEDİR? Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması yada bir kısmının kaybına YARA denir. Yaralar 2 şekilde görülebilir: Açık Yaralar, Kapalı Yaralar. AÇIK YARALAR: Deri yüzeyinde görülebilen yaralara Açık Yaralar denir. Sıyrık şeklindeki yaralar. Kesik şeklindeki yaralar. Delici yaralar. Ezici yaralar. Yırtılma şeklindeki yaralar. Ateşli silah yaraları. Isırma yaraları. Yanık yaraları. KAPALI YARALAR: Deri yüzeyinden görülmeyen, deri altı doku yaralanmalarına Kapalı Yara denir. YARALANMALARDA İLKYARDIM: YAPILMASI GEREKENLER: Yaralıyı emniyetli bir yere alarak oturtunuz veya yatırınız. Varsa önce kanamayı durdurunuz. Ellerinizi sabunlu su ile yıkayınız. Yara üzerindeki varsa giysileri dikiş yerinden sökünüz veya kesiniz. Yara çevresinde varsa kılları temizleyiniz. Yara üzerine pansuman koyduktan sonra yara etrafını sabunlu su ile temizleyiniz ve yaraya değmeyecek şekilde tentürdiyot sürünüz. Yara kirli ise pansumanı kaldırıp, yarayı merkezden dış çevreye doğru ılık sabunlu su ile yıkayınız. Yara üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarınız. Yaralı kısmın altına kalın karton vb. koyup sararak tespit ediniz, dinlendiriniz. Ağrıyı, şişliği ve morluğu önlemek için o bölgeye havluya sarılı buz koyunuz. Yara içinde batık cisimler varsa, simitçik yapıp koyunuz ve sargı bezi ile sarınız. YAPILMAMASI GEREKENLER: Yara üzerine tentürdiyot ve benzeri antiseptik sürmeyiniz. Yara üzerine yara tozu, pudra, merhem, kül, tütün vb. şeyler koymayınız. Yara üzerine pamuk koymayınız. Batmış olan cisimleri çıkartmayınız. Yaraya ve pansuman malzemesine el sürmeyiniz. BURKULMALARDA İLK YARDIM BURKULMA NEDİR? Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem kapsülü ve diğer yumuşak doku yapılarının; eklemin normal hareket genişliğinin ötesinde zorlanmasına BURKULMA denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir. Hareketler ağrılıdır. Burkulmuş eklemi hareket ettirmeyiniz. O eklem üzerine yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz. Burkulmuş ayağın üzerine basılmaz. Koltuk değneği kullanınız. Burkulmuş ayağın altına 4-5 yastık koyarak kalp seviyesinin üzerine kaldırınız. Burkulmuş yeri sarkıtmayınız. Şişlik, kanama ve ağrı olabilir. Burkulma kolda ise, kolu kalp seviyesi üzerinde olacak şekilde tülbentle kolu boyuna asınız. Kesinlikle sıcak havlu yada termofor uygulamayınız. Şişliğin artmasına yol açacaktır. Burkulan eklemi ovmayınız. Dinlendiriniz. Elastik sargı ile sıkmayacak şekilde sarınız. Parmaklarınızı oynatarak kaslarınızı çalıştırınız. Böylece kasların pompalayıcı etkisi ile şişliğin azalmasına çalışınız. Her burkulmanın altından bir kırık, çıkık ya da eklem bağı yırtığı çıkabileceğini unutmayınız. Bir ortopedi ve travmatoloji kliniğine götürünüz ... KANAMALARDA İLK YARDIM KANAMA NEDİR? Çeşitli nedenlerle kanın damar dışına çıkmasına KANAMA denir. Yetişkin bir insanda 5-6 kg. kan vardır. 1-1.5 kg. kan kaybeden bir insanın hayatı tehlikeye girer. O HALDE KANAMALARI HEMEN DURDURMAK GEREKİR. İÇ KANAMALAR: İç organlardaki dokuları besleyen kan damarlarının yırtılması ,zedelenmesi sonucu kanın damarlardan vücut boşluklarına akmasıdır. İç kanamalar 2 şekilde olur. Gözle görülebilen : Akciğer, mide, bağırsaklar, böbrekler vb. kanamalar. Gözle görülmeyen: Karaciğer, dalak, pankreas vb. kanamalar. İç kanamalar kişiyi ölüme götürebilir. Bulguları: - Baygınlık hali, baş dönmesi vardır. - Huzursuzluk vardır. - Yüzde, dudaklarda ve parmak uçlarında solukluk vardır. - Deri, nemli ve soğuktur. - Susama hissi vardır. - Nabız hızlı ve zayıftır. Güçlükle hissedilir. - Solunum hızlıdır. - Sanki hava alamıyormuş gibi his (hava açlığı) olur. - Şuur azalır ve en sonunda şuur kaybolur. YAPILACAK İLKYARDIM: - Yaralı sırt üstü yatırılır. - Baş yana çevrilir. - Şoka karşı tedbir alınır. - Ağızdan içecek madde verilmez. - Sarsmadan ambulans veya sedye ile hastaneye götürülür. DIŞ KANAMALAR: Kanın damardan vücut dışına çıkmasıdır. Genellikle yaralanmalar sonucu olur. Atardamar, toplardamar, kılcal damar kanamaları şeklindedir. DIŞ KANAMALARI DURDURUCU YÖNTEMLER: Parmakla Basınç Yapma : Yara ufak ve kanama az ise, yara üzerine temiz bir bez ya da pansumanla BASTIRIN KALP KRİZİ ve ilk yardımı Kalp krizi yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarların daralması veya tıkanmasına bağlı olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu oluşur. Eğer bu kan ve oksijen yetersizliği uzun sürerse kalp kaslarının bir bölümü ölür. Kalp krizi belirtileri, aşağıdakilerden birkaçını ya da hepsini içerebilir. Santral göğüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basınçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sırt ortası ve mideye vuran göğüs ağrısı, aşırı terleme, bulantı, kusma, yoğun halsizlik, akıntı, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tırnaklar ve nefes darlığı. Kalp ağrısı hazımsızlıkla karıştırılabilir. Eğer ağrınızın sebebinden emin değilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alın. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve aşağıda verilen ilkyardım talimatlarını uygulayın. Kalp krizi tedavisi, hastanın bilincinin kapalı ya da açık olmasına göre değişir. A)Bilinci Kapalı, Nefes Almayan Hasta: En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın, daha sonra müdahaleye başlayın. Kişiyi sert, rahat bir yere sırtüstü yatırın. Elinizi hastanın çenesine koyup yukarı kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyup aşağı bastırarak başını arkaya yatırın. Hastanın alnındaki elinizin baş parmağınız ve işaret parmağınızla hastanın burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine sıkıca bastırın ve iki yavaş, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alın ki hastaya taze hava verebilesiniz. Göğüs kafesinin yükseldiğini görene dek hava üflemeye devam edin. Hastanın göğsü yükseldiğinde hava vermeyi durdurun. Ağzınızı çekin ve başınızı hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylece kulağınız hastanın ağzının üzerinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden hava çıkışını kulağınızla hissedin ve dinleyin ayrıca göğsün alçaldığını gözlemleyin. Bu solunum işlemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün. Kişinin bilek ya da boyun atardamarını 5-10 saniye boyunca nabız için kontrol edin. Eğer nabız yoksa, kalp masajı eğitimi aldıysanız kalp masajına başlayın. Suni solunum kalp masajı sırasında da sürdürülmelidir. Bu işlemi tıbbi yardım gelinceye ya da hasta nefes almaya başlayıncaya kadar sürdürün. Bilinci Açık Hasta: En yakın acil sağlık kurumunu arayın, ilgiliye olası bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacını iletin. Hastayı nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayı zorlaştırır. Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevşetin. Hastayı bir battaniye ya da palto ile sararak sıcak tutun. Hastayı sakinleştirin ve rahatlatın ama herhangi bir şey yedirip içirmeyin. Eğer ambulans bulunamıyorsa hastayı en yakın hastanenin acil servisine götürün. Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu başlarsa yukardaki adımları izleyebilirsiniz
|
|||
|
04-13-2007, 01:30 AM
Post: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Elektrik çarpması basit cilt yanığından kalp durmasına kadar giden olaylara neden olabilir. Yapılması gerekenler : - Hastada sadece yanık mevcutsa normal yanık işlemleri yapılır ve hastaneye ulaştırılır. Hasta elektrik çarpması sonucu hareketsiz halde yatıyorsa : *Sigortaları kapatıp elektriği kesin *Yardım çağırın *Lastik tabanlı ayakkabı terlik gibi bir şey giyin lastik eldiven takın, eldiven yoksa iletken olmayan naylon torba gibi bir şeyle ellerinizi koruyun. *Elektrik çarpan kişinin yanında kablo gibi iletkenleri tahta vs bir yalıtkanla uzaklaştırın. *Mümkünse hastayı giysilerinden çekerek bölgeden uzaklaştırın. *Hastanın yaşam bulgularını kontrol edin. *Canlandırma gerekiyorsa süratle başlayın ve yardım gelene kadar sürdürün. *Asla kendinizi güvenceye almadan ve elektriği kesmeden hastaya dokunmayın, siz de aynı akibete uğrayabilirsiniz. Dikkat: Uygulamalı ilk yardım eğitimi almamış kişilerin kalp ve akciğer canlandırması yapmaları sakıncalıdır! Kırık ve Çıkıklarda İlkyardım Belirti ve bulgular: *Ağrı ve hassasiyet *İtinalı muayenede el altında çıtırtı alınması *Uzuvda şekil bozukluğu *Eklemde ve uzuvda işlevsel yetersizlik *Gözle görülür travma bulguları (titreme,vücuttaki görünüş bozukluğu) Yapılması gerekenler: *Uzuvdaki uç nabızları kontrol edin. *İki eklem arasında kırık olduğundan şüphelendiğiniz uzvu oynatmayın *Kazazededen el veya ayak parmaklarını oynatmasını isteyin. *Giysileri itinayla gerekirse keserek çıkarın. *Yaralı bölgeyi kırık ve çıkıkların alt ve üstündeki kemik ve eklemleri sabitleyin. *Hareket ettirmeden önce atele alın. *Üstteki giysiyi çıkartın ve yarayı temizleyin *Mücevher,saat ve dar giysiler çıkartın. *Şişmeyi azaltmak için uzvu yukarı kaldırıp kalp hizasında tutun. (el ve ön kollar için) *Alete almadan önce ve sonra dolaşım,vücut sıcaklığı ve hassasiyeti kontrol edin. *Diğer yaralara bakın.
|
|||
|
04-13-2007, 01:31 AM
Post: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
1. Rahat bir yatak : Yatak seçerken en kalitelisini almaya dikkat etmelisiniz. Ne çok sert ne çok yumuşak olmalı. Bir yatağın ortalama ömrü en fazla 15 yıldır. Bu yüzden senelerce yattığınız yatak bir süre sonra vücudu rahatsız etmeye başlar. Sık değiştirin. 2. Kahveyi bırakın : Kahve, kola, çay geceleri uyku kaçırır. Öğleden sonradan itibaren bu içecekler kesilmeli. Yatmadan önce süt ya da bitkisel çay içmek yararlı olabilir. 3. Spor yapın : Haftada 3 kez 20 dakika spor yapmak geceleri kolay uyumanızı sağlar, enerji verir. Spor yaptıktan sonra vücut ısısı yükselir ve 2 saat sonra düşer. Bu düşüş insanın daha rahat uyumasını sağlar. 4. Meditasyon : Meditasyon yapmak vücudu rahatlatır ve daha çabuk uykuya dalmayı sağlar. 5. Sıcaktan uzak durun : Uyurken odanın çok sıcak olmamasına dikkat edin. ideal oda sıcaklığı 24 derece olmalıdır. Ağır yorganlar yerine, battaniye kullanmayı tercih etmelisiniz. 6. Endişelenmeyin : Gün içinde yaşadığınız sorunları unutmaya çalışın. Sorunlarınızı çözmek için yatakta düşünmeye başlamak, uykunuzu kaçırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. 7. Kokulu yağlar : Yatmaya gitmeden önce rahatlamak için bir banyo yapın. Banyo yaparken vücudunuza kokulu yağlar sürün. Bir mendilin üzerine birkaç damla kokulu yağlardan dökün ve yastığınızın altına koyun. 8. Düzenli yiyin : Bazı yiyecekler geceleri iyi uyumanızı sağlar, özellikle bol meyve ve sebze yemek hem sağlığa iyi gelir hem de iyi uyumamızı kolaylaştırır. Yatmadan önce mutlaka bir meyve ya da sebze yiyin. 9. Bitkisel çözümler : Uyku hapı almaktansa eski yöntemleri deneyin. Şifalı bitkiler uyku sorunlarına iyi bir çözüm. 10. Kalkın : Eğer yatağa yattığınızda uyuyamıyorsanız, vaktinizi boşa harcamayın ve kalkın. Kanepeye oturup kitap okumak, müzik dinlemek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Göz kapaklarınız kapanmaya başladığında yatağa gidin.
|
|||
|
04-13-2007, 01:33 AM
Post: #7
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Bazı besin maddeleri iştahınızı kapatarak acıkmayı geciktiriyor. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan 40 özel besini rejim yapmadan zayıflamak için mutlaka deneyin. İşte bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri. Karbonhidratlar Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller. Triptofan Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur. Krom Bu oligoelement, vücutta insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebiliriz. Albümin Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur. Früktoz Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun ana kaynağıdır. İyot Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.
|
|||
|
04-13-2007, 01:35 AM
Post: #8
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Vücudumuz saat gibidir. Tıkır tıkır işler ve ihtiyaçlarını önceden bazı sinyaller göndererek dile getirir. Fakat bazılarımız ortaya çıkan belirtileri yeterince önemsemez. İç sesimize kulak vermeyiz. Oysa bedenimize karşı duyarlılığımız, vücut IQ’umuzun en önemli göstergesi. 1- Sabah yedide çalar saatin sesiyle uyandınız. Güne nasıl başlarsınız? a) Ancak uzun uzun esneyip gerindikten, yatakta bir süre oyalandıktan sonra kalkmayı başarırım. b) Hızlı bir duş, acele bir kahvaltı ve bir bardak portakal suyundan sonra işe gitmeye hazırım demektir. c) Pencereyi açıp birkaç derin nefes alır, güne bir fincan çay ve gazetelerimle sakin sakin başlanın. 2- Öğlen oldu, karnınız çok aç ama ofiste deli gibi işiniz var ve yemeğe çıkmanız mümkün değil. Ne yaparsınız? a) İşler ne kadar sıkışık olursa olsun, en azından yarım saatliğine dışarı çıkıp yemek yerim, aksi takdirde kafam çalışmaz. b) Yemek saatini kaçırmışsam, birkaç saatte bir diyet bisküvi, kraker gibi midemi bastıracak şeyler yemeye çalışırım. c) İşe dalıp yemek yemeyi unutur, ancak akşam olup eve gittiğim de ne kadar aç olduğumu fark ederim. 3- Bir tanıdığınızın, düğüne birkaç gün kala evlenmekten vazgeçtiğini duydunuz. Ne düşünürsünüz? a) Son dakikada vazgeçmek, sonradan bir ömür boyu mutsuz olmaktan çok daha iyi... Onun bu konudaki cesaretini takdir ediyorum. b) İnanılmaz sorumsuzca! Bunu önceden düşünmeliydi! c) Ben böyle bir şey yapmazdım. Ama bir İnsanın bu kadar önemli bir kararın arifesinde paniğe kapılıp tereddüt etmesini de anlıyorum. 4- Mide, kalp çevresi ya da sırta birdenbire saplanan ve ara ara tekrarlanan ağrıları bilir misiniz? a) Bende sık sık oluyor ama daha doktora gitmedim. Bir daha olursa giderim. b) Evet, bu tip ağrıları biliyorum ve beni çok rahatsız ediyor. Doktorum bunun stresten kaynaklanabileceğini söyledi. c) Evet ama bu tür belirtilerin sebebini biliyorum. Genellikle birkaç gevşeme hareketi yapıldığında geçer, çünkü bazen tek sorun aşırı hareketsizliktir. 5- Yeni bir eve taşınmak istiyorsunuz. Sonunda güzel bir daire buldunuz, üstelik fiyatı da gayet uygun... Yeme de içinizde, bu evin size göre olmadığına dair garip bir önsezi var. Ne yaparsınız? a) Evin olumlu ve olumsuz yanlarını içeren bir liste yapar, hangisi ağır basıyorsa ona göre karar veririm. b) Orada yaşamanın nasıl bir şey olduğunu gözümün önüne getirmeye çalışırım. Kararsız kalırsam, reddederim. c) şartlar gerçekten uygunsa içimdeki kötü hissi dikkate almaz, evi tutarım. 6- Yatma zamanı geldi. Uykuya nasıl hazırlanırsınız? a) Evi son kez şöyle bir dolaştıktan sonra yatıp hemen uyurum. b) Çantamı hazırlar, ertesi gün yapılacak işleri gözden geçirir, ajandamı kontrol ederim. c) Bazen kafamda o kadar çok şey olur ki, yatağa girmekte zorlanırım. 7- En iyi arkadaşınız aradı ve birlikte saunaya gitmeyi teklif etti. Gider misiniz? a) Kesinlikle... Vücudumu rahatlatıp sinirlerimi gevşetmek için harika bir fırsat! b) Hayır, sauna bana göre değil! Orada kendimi gözetleniyormuş gibi hissediyor ve bir türlü rahat edemiyorum. c) Neden olmasın? Gerçi çıplakken kendimi çok da çekici bulmuyorum ama zaten saunada amaç çekiciliğini ortaya koymak değil, dinlenmek ve gevşemek... 8- Son zamanlarda ne kadar sıklıkta katıla katıla gülüyor ya da öfkeden köpürüyorsunuz? a) Bunu çok seyrek yaparım, hele ofiste hiç yapmam. b) Sık sık... Neşeli ya da kızgın olduğumda bunu bütün dünya öğrenir. c) Asla... Duygusal patlamaları son derece rahatsız edici buluyorum. 9- Trafik, banka kuyruğu, bekleme odası... Gündelik hayatta sabır göstermeniz gereken durumlarda... a) Kesinlikle sabır gösteremem, hatta yerimde duramam. Zamanım çok kıymetlidir. b) Cep telefonum sayesinde randevu1arımı birkaç saat erteleyebileceğim için şanslı olduğumu düşünür, sevinirim. c) İnsanları gözler ya da tatil hayalleri kurarım. Bu dakikaların kendime ayırabildiğim ender zamanlardan biri olduğunu düşünür, tadını çıkarırım. 10- Yemek yeme stiliniz nasıl? a) Ne kadar lezzetli olursa olsun, yavaş yemeye çalışır ve tıka basa doymayı beklemeden sofradan kalkarım. b) Genellikle tabağımdakini bitirir fakat bir tabak daha almam. c) Yemek saatlerinin düzenli olmasından hoşlanırım fakat hiçbir yemekten sonra kendimi mutlu hissetmem. 11- Birkaç gündür ayak bileğinizde hafif bir ağrı var ama koşu programınızı bozmak istemiyorsunuz. Nasıl bir yol izlersiniz? a) Yavaş koşar, bir yandan da ağrının artıp artmadığına dikkat ederim. b) Dayanılmayacak gibi değilse, planladığım gibi koşuya devam ederim. Zamanla ağrı da geçecektir. c) Ne olursa olsun koşmayı bırakır, onun yerine yürüyüşe çıkanın. 12- Spor yaptıktan sonra şiddetli kas ağrıları çektiğiniz olur mu? a) Sınırlarımı kestiremediğim ve kendimi aşın zorladığım zaman, evet... Fakat sonra, uzun bir dinlenmeyle kendimi ödüllendiririm. b) Sık sık olur ama aldırmam. Spor demek, kendini zorlamak demektir. Bunu yapmayacaksam kanepede pineklerim, daha iyi... c) Nadiren... Vücudumu zorlamadan ne kadarını yapabileceğimi genelde gayet iyi bilirim. 13- İş hayatında ya da arkadaş çevresinde, başkalarından daha iyi olmak sizin için önemli midir? a) İtiraf etmem gerekir ki, evet... b) Güç mücadeleleri hiçbir zaman ilgimi çekmez. Yine de pozitif yanlarımı bilirim ve bunları ortaya koymaktan çekinmem. c) Normalde hayır ama eğer damarıma basılırsa, evet. Değerlendirme *A *B *C 1- 1 0 2 2- 1 2 0 3- 2 0 1 4- 0 1 2 5- 1 2 0 6- 2 0 1 7- 2 0 1 8- 1 2 0 9- 0 1 2 10- 2 1 0 11- 1 0 2 12- 1 0 2 13- 0 2 1 0-7 puan arası Korkmayın, düşük not almadınız! Bu sonuç sadece sizin daha çok mantığınızla hareket eden bir insan olduğunuzu gösteriyor. Vücudunuzla yeniden bağlantı kurmayı öğrenmeli, zaman zaman sezgilerinize de güvenmeli, duygularınızı ve spontane tepkilerinizi her zaman aklın egemenliğine sığınarak bastırmamalısınız. Gerek iş hayatında, gerekse spor yaparken kendinizi daima fazla zorladığınızın farkındasınızdır herhalde. Oysa kendinize iyilik etmiyorsunuz. Yorgunluk, halsizlik, kaynağı belirsiz ağırlar, baş dönmesi gibi belirtileri biraz daha ciddiye alsanız iyi olur. Ne de olsa siz bir makine değilsiniz; kaldı ki, makinelerin bile ara sıra bakıma ihtiyacı olur. Zorunluluklar, sorumluluklar, görevler ve genel olarak sizden beklenenler arasında kendinize biraz daha fazla özen göstermeli, biraz daha bencil olmalısınız. Bedeninizin dilini öğrenir ve nerede durmanız gerektiğini bilirseniz, düşündüğünüzün aksine gündelik hayatta, iş hayatında ve fiziksel aktivitelerde de çok daha verimli olacağınız kesin. 8-15 puan arası Vücut IQ’nuz hiç de fena değil. En azından vücudunuzun gönderdiği sinyalleri dikkate alan bir insansınız. Bu da gerektiğinde bilinçli davranacağınızın açık bir göstergesi. Tek sorun bunu yapmakta geç kalmanız. Yani ancak başınız çatlayacak gibi ağrıdığında ya da yorgunluktan parmağınızı kıpırdatacak haliniz kalmadığında biraz dinlenmeniz ya da önlem almanız gerektiğini fark ediyorsunuz. Aksi takdirde vücudunuzun şikayetlerinin hayatınızı etkilemesini istemiyor kararlarınızı daha çok yapılması gerekenleri göz önünde bulundurarak alıyorsunuz. Özellikle aşırı baskı ve stres anlarında kendinizi bu olumsuz havaya kaptırmak yerine iç sesinizi dinleyin ve gerektiğinde yaşam düzeninizde ufak tefek değişiklikler yapın. En azından acil olmayan randevularınızı ve işlerinizin bir kısmını erteleyin. Unutmayın ki; birdenbire iştahınızın açılması ya da kapanması, nedensiz bir telaş içinde olmanız, sabah bozuk bir moralle uyanmanız bile vücudunuzun size bir şeyler anlatmaya çalışmasından kaynaklanıyor olabilir. 16-30 puan arası Tebrikler! Vücut IQ’nuz son derece yüksek. Vücudunuzun ihtiyaçları, güçlü ve güçsüz yanları, iniş çıkışları konusunda son derece duyarlısınız. İş hayatının yoğunluğu gündelik hayattaki sorumluluklar, özel hayatınızdaki sıkıntılar; bunların hiç biri sizin kendi bedeninizde kurduğunuz dengeli ilişkiyi bozmuyor. Ondan herhangi bir sinyal aldığınızda, nerede ve ne durumda olursanız olun mutlaka vücudunuzun istekleriyle ilgileniyorsunuz. Yalnız bazen kendinizi, iç sesinize biraz fazla kaptırmanız söz konusu. Bedeninizde olup biten her şeye bu kadar kulak veriri, mesela çok hafif ve aslında geçici olabilecek bir ağrıyı gereğinden fazla büyütürseniz lüzumsuz endişeler ve kronik paranoya nedeniyle uzun vadede gerçekten sağlığınız bozulur. Şunu bilmelisiniz ki, insan vücudunun tam bir mükemmellik içinde çalışması bir kural değil aksine istisnai bir durumdur.
|
|||
|
04-13-2007, 01:37 AM
Post: #9
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
EN SAĞLIKLI 60 BESİN MADDESİ ELMA Pektin, Bioflanovoid, C vitamini Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. ENGİNAR Cynarin, bol miktarda B ve C vitamini Kan şekerini düzenliyor. C vitamini kalbi güçlendiriyor. AVOKADO Doymamış yağ asidi Kalp ve kan dolaşımı için birebir. Kansere karşı koruyucu MUZ Potasyum, B6 vitamini, Serotonin, Magnezyum Rahatlatıyor ve uyumaya yardımcı oluyor. FASULYE Demir, Kalsiyum, B ve C vitamini, Protein Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor. BROKOLİ Magnezyum, A ve C vitamini, Potasyum Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor. ESMER BUĞDAY Lysin, Lezithin Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor. MANTAR Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor. ACI MARUL Yaşamsal önem taşıyan maddeler, Eser element, Potasyum, Fosfor Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor. BEZELYE Bitkisel protein, Magnezyum Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağırsak kanser riskni azaltıyor. ÇİLEK C vitamini, Kalsiyum, Potasyum Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, metabolizmayı harekete geçiriyor. REZENE C vitamini, Uçucu yağlar, Demir, Potasyum, Kalsiyum Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor. KÜMES HAYVANLARI Protein, Potasyum, Magnezyum, B vitamini, Çinko Baş ağrısı sorununa karşı etkili, stresten arındırıyor. GREYFURT Folikasit, C vitamini Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır. YULAF Karbonhidrat, Demir, Magnezyum, B vitamini Enerji sağlıyor, kas kramplarını önlüyor, idrar söktürüyor. KUŞBURNU Likopen, C ve E vitamini, Demir Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip. RİNGA BALIĞI Omega3 yağ asidi, Sodyum, Potasyum Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor. AHUDUDU C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Folikasit Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor. MÜRVER Potasyum, B1 vitamini, C vitamini Terleten ve öksürüğü azaltan etkiye sahip. Kabızlığa iyi geliyor. YOĞURT Kalsiyum, Riboflavin, B12 vitamini Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor. FRENK ÜZÜMÜC vitamini, Niasin, Kalsiyum Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor. PEYNİR Protein, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor. HAVUÇA vitamini, Selenyum Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor. PATATES Mieraller, C vitamini, Bitkisel Protein, Potasyum Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırıyor. KEFİR Asit laktik, Asit laktik bakterileri Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor. KİVİC vitamini, Karotionid, Flavonoid Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor. SARIMSAK Quercetin, Ajoene ve Allisin Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor. SOM BALIĞI Omega3 yağ asidi ve D vitamini Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor. PIRASA Allisin, Çinko, Manganez, Selenyum Kan basıncını düşürüyor, kalbi ve damarları güçlendiriyor. MERCİMEKÇinko ve Aminoasit Yorgunluğu gideriyor, strese karşı etkili MISIRÇinko, Magnezyum ve B vitamini Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor. USKUMRU Omega3 yağ asidi, D, B6-B12 vitaminleri ve İyot Kan basıncını düşürüyor, moral yükselten etkiye sahip MANGO A ve B vitamini, Çinko Cinsel enerjiyi yükseltiyor,orgazm yeteneğini artırıyor. DENİZ BİTKİLERİOmega3 yağ asidi, Pantothenik asit Kolesterol düzeyini düşürüyor, kalp krizi riskini azaltıyor. SİYAH TURP C vitamini, Kalsiyum, Potasyum, Demir Bağışıklık sistemini ve kan dolaşımını güçlendiriyor. KAVUN Mahnezyum, Potasyum ve Kalsiyum Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor. SÜT Kalsiyum, D, A ve B2 vitaminleri Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor. PEYNİR SUYU Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Laktik asit bakterileri Sindirim sistemi şikayetleri ve mide yanmasına karşı iyi geliyor. CEVİZ, FISTIK, FINDIK B ve E vitamini, Çinko, Demir Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor. ZEYTİNYAĞI Doymamış yağ asidi, E vitamini Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor PORTAKAL B ve C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Selenyum Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor. PAPAYA Karotinoid, Enzimler, C vitamini Kalp hastalıklarını önlüyor, stresi azaltıyor YEŞİL-KIRMIZI BİBER Capsaicin, A ve C vitamini, Çinko Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip ERİK Potasyum, Demir, B vitamini Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor, enerji veriyor. KIRILMAMIŞ PİRİNÇProtein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum Mide anması ve gaza karşı etkili. Vücuttaki fazla suyu atıyor. RAVENT Magnezyum, Manganez, Kalsiyum, B vitamini Sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkıda bulunuyor. DANA ETİDemir, Protein ve Potasyum Soğuk algınlığı, öksürük ve gribe karşı iyileştirci etkiye sahip. LAHANA TURŞUSU Laktik asit bakterileri ve B12 vitamini Tümör oluşumunu önlüyor. KEREVİZ Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili. SHIITAKE MANTARI Lentinan, D vitamini Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanser oluşumunu engelliyor. SOYA Yağ, E vitamini ve Protein E vitamini hücreleri koruyor, kanser riskini azaltıyor. ISPANAK A vitamini, Folik asit, Magnezyum, E vitamini, Manganez Sinirleri güçlendiriyor. Özellikle hamilelikte tavsiye ediliyor. TOFU Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum Metabolizmayı uyarıyor. Kemik yoğunluğu için önemli. DOMATES Likopen, Folikasit, Tyrosin Likopen kansere karşı koruyor, folikasit hücre yapımını uyarıyor. TON BALIĞI Omega3 yağ asidi, D vitamini, Potasyum, İyot Kolesterol düzeyini düşürüyor, sinir hücrelerini koruyor. KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ ÇAVDAR Magnezyum, Karbonhidrat, B vitamini Enerji sağlıyor, stresi azaltıyor. KABA ÖĞÜTÜLMÜŞ BUĞDAY B vitamini, Demir ve Magnezyum Bacak kaslarındaki krampları yok ediyor. Uyku süresini azaltıyor. KIRMIZI ÜZÜM Phyto-östrojen, Potasyum, Kalsiyum Yüksek tansiyona karşı iyi geliyor, trombozları önlüyor BEYAZ-KIRMIZI LAHANA C vitamini, az oranda B vitamini, Kalsiyum Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, stres semptomlarıyla savaşıyor. LİMON C vitamini ve Glucarate Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, mide kanserini önlüyor. alıntıdır... sağlıklı bir yaşam ile ele hep beraber..................
|
|||
|
04-13-2007, 01:38 AM
Post: #10
|
|||
|
|||
|
RE: Genel sağlık
Herkes hayatında bir kaç kez ağız kokusundan şikâyetçi olmuştur. Tıbbi dilde 'Halitosiz' diye adlandırılan "ağız kokusu" pek çok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Hoş olmayan nefes kokusu sorunu yaşayan kişilerde önemli sosyal ve psikolojik sıkıntılara neden ağız kokusu rahatsızlığının toplumun yüzde 50'sini etkilediği tahmin ediliyor. Telefonla yapılan bir ankette ABD'de yaşayan erkeklerin yüzde 50'si, kadınların yüzde 60'ı nefes rahatlatıcı' ürünlerden kullandıklarını söylemişlerdir. ABD'deki yıllık tüketim sadece ağız suları için 740 milyon dolar civarında ve nane şekeri veya ağız spreyleri gibi 'ağız koku dispenserleri' için de yaklaşık 625 milyon dolar para harcanıyor; Almanya'da ise bu rakamlar üçte bir civarında olduğu tahmin ediliyor. Ağız kokusunun nedeni ve tedavisi ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi KBB Uzmanı Op. Dr. Şenol Civelek yanıtladı. Ağız kokusu neden kaynaklanır? Halitozis dediğimiz ağız kokusu, ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıkmaktadır. İyi ağız hijyenine sahip bireylerde hidrojen sülfür üreten bakteri popülasyonu azınlıkta iken kötü ağız hijyenine sahip kimselerde bu tip bakteri sayısı artmaktadır. Ağız kokusunu tipleri var mı? Ağız kokusu fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç tiptir. Fizyolojik ağız kokusu nedir? Açlıkta ve beslenme alışkanlığına bağlı olarak yemeklerden sonra fark edilen ağız kokusudur. Fizyolojik ağız kokusuna ne yol açar? Yüksek protein içerikli; kırmızı et, balık, peynir ve süt ürünleri gibi gıdalarla bakterilerin etkileşmeleri sonucunda oluşur. Ayrıca soğan, sarımsak, turp gibi koku veren yiyecekler de ağız kokusuna yol açan sülfür içermelerinden dolayı nefes kokmasına yol açar. Alkol alımı, kahve içimi ve sigara kullanımı da ağız kokusuna yol açmaktadır. Nasıl tedavi edilir? Fizyolojik ağız kokusu; etkili bir ağız temizliğine derhal cevap verebilen tip ağız kokusudur. Patolojik Ağız kokusu nedir? Patolojik ağız kokusu kalıcı bir durumdur. Diş fırçalama, ağız çalkalama gibi alışılmış ağız temizleme metotları ile düzelmez. Kokunun kaynağına inilerek tedavi yapılmalı gerekir. Patolojik ağız kokusuna ne yol açar? Genellikle ağız-yutak hastalıkları ve çeşitli sistemik hastalıklarda ortaya çıkar. Yaklaşık yüzde 90 ağız kaynaklıdır. Ağız kokusu temel olarak ağız boşluğunun hijyeni ve diş-dişeti sağlık durumu ile alakalıdır. Kokuya gıda artıkları, ağız mukozasından dökülen hücreler, tükürük ve ağızda toplanan lökositlerin artıkları yol açar. Ağız kaynaklıları da çoğunlukla dişeti hastalıkları, diş çürüğü, ağızdaki eski dolgu ve kaplamaların altındaki çürüklerden kaynaklanmaktadır. İnsanın dili ağız kokusuna neden olabilir mi? İnsan dilinin arka tarafı eğer tükürük tarafından tam olarak temizlenemiyorsa, buradaki ufak buruşukluklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebilir ve bu da ağız kokusun yol açar. Bu durum çürümüş yumurta kokusu şeklinde ağız kokusuna yol açıyor. Patolojik ağız kokusu başka nedenlerden kaynaklanabilir mi? Diğer ağız kaynaklı sebepler kronik bademcik iltihapları, ağız içinde meydana gelen mantar hastalıkları ve ağızda yara yapan hastalıkların seyrinde de ağız kokusu meydana gelebilir. Ağız kuruluğuna sebep olan Tükürük bezi hastalıkları, şeker hastalığı, hepatitler, Vitamin eksiklileri, menopoz, duygusal gerilim, ilaçlar azalmış tükürük akımına yol açarak ağzın kendi kendini temizleme mekanizmasının ortadan kalkmasına ve ağız kokusu oluşur. Ağız kokusunu yol açan ağız dışı sebepler var mı? Ağız dışı sebeplerin başında burun ve sinüslerden kaynaklanan ağız kokuları gelir. Burada özellikle burun tıkanıklığı olan kişilerde ağız solunumundan dolayı ağız kuruması olmakta bu da oral hijyeni bozup halitozise yol açmaktadır. Sinüzit iltihaplanması ve artmış tükürük salgısı ile halitozis sebebi olabilir. Burunda veya ağız-yutak da mevcut yabancı cisimler iltihaplanmaya yol açarak nefeste kötü kokuya sebep olabilmektedir. Birçok yabancı cisim kaza eseri buruna içine kaçmış ve uzun süre ihmal edilip kalmış olabilir. Özellikle çocuklar ve zihinsel engelli hastaların değerlendirilmesinde yabancı cisimler akla getirilmelidir. Psikolojik ağzı kokusu yani "halitofobi" neden kaynaklanır? Bazı hastalar başkalarının fark etmediği ağız kokusundan şikâyetçi olabilirler. Bazen bu inanç o kadar kuvvetli olur ki hayatlarını olumsuz yönde etkiler, depresif bir hâl alırlar ve hatta intiharı bile düşünürler. Bu hayali halitozis "Olfactory Reference Sendrom" adı verilen psikiyatrik bir durumdur ve hasta kendisinden kaynaklı kötü bir koku olduğuna inanır. Stres altındaki bireylerde tükürük akımındaki azalmayla beraber dolaylı olarak halitozis ortaya çıkabilir. Ayrıca stresin ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkilediği bilinmektedir. Halitofobi nasıl tedavi edilir? Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim kurulabilirse hastanın ağız kokusuyla alakalı anksiyetesi ve diğer insanların davranışlarıyla ilgili korkusu azalabilecek ve kokuya yönelik yapılan basit tedavi metotlarıyla rahatlayabilecektir. Bu iyi kurulmuş ilişki hastanın psikolojik danışmayı kabulüne de yardım edecektir Ağız kokusunun tanısı nasıl konur? Ağız kokusunun saptanmasındaki basit bir test de hastanın kendi bileğini yalamasıdır. Birkaç saniye yalanan yerin kuruması beklendikten sonra bölge koklanır. Kötü kokunun dilden kaynaklı olup olmadığının değerlendirilmesi dilin arka yüzeylerinden plastik bir kaşık vasıtasıyla kazıma yapılması ve koklanmasıyla tespit edilir. Ayrıca "Diş ipiyle yapılan ağız kokusu testi" ise, mumsuz diş ipi arka taraftaki dişlerin arasından bölgelerinden geçirilir ve testi yapan kişi 3 cm mesafeden koklayarak değerlendirmesini yapar Gaz kromatografi yöntemi nedir? Sülfür içerikler için çok hassas fotometrik dedektörler içeren bir cihazdır. Ancak bu cihazın kullanımı için özel, uzman bir personel gerekmesi sebebiyle araştırmayla uğraşmayan kullanıcılar için pratik değildir. Halimetre nedir? Halimetre, nefesteki sülfür içerikleri tespit ederek ağız kokusunun teşhis ve tedavisinde önemli rol oynar. Ağız kokusuna yol açan gaz bölümlerini milyarda bir hassasiyetle "ppb" (parts per billion) cinsinden tespitinde kullanılır. Ölçümler hastanın ağız veya burnundan verdiği hava ile yapılır. En sık kullanılan, en hızlı en kolay metodudur. Halitozisin tanısına yönelik geliştirilen tanı ve uyarı araçları da teknoloji hızıyla daha popüler bir kimliğe kavuşmaktadır. Ağız kokusu nasıl tedavi edilir? Tedaviye başlamadan önce kokunun kaynağını bulması gerekir. Burada hastaları değerlendirmede diş hekimi, KBB uzmanı, gastroenteroloji uzmanı gibi ekiplerin beraber çalışması mutlaka tedavinin başarısını arttıracaktır. Ağızda oluşan koku sıklıkla diş tedavisi tedavi gerektirir. Halitozisin tedavisinde etkili metot ağız temizliğine ve temel diş-dişet bakımın yapılmasıdır. Dil nasıl fırçalanır? Dilin fırçalanması ağız kokusunu azaltmada diş fırçalamaktan iki kat fazla etkilidir. Dil yüzeyinin kazınması için plastik dil kazıyıcıları ve küçük fırçalar dizayn edilmiştir. Bu özellikle bulantı refleksi olan hastalar için kolaylık sağlar. Dil fırçalanırken olabildiği kadar dışarı çıkarılır. Dil temizleyici/kazıyıcı dilin olabildiği kadar arka bölgesine yerleştirilir. Dil üzerine kuvvet uygulayarak öne doğru yavaşça çekilir. Ağız kokusunu engelleme yöntemleri * Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir. * İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir. *Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir. * İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. Ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir. * Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu su için. * Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur. * Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın. * Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın. * Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir. * Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin. * Alkol ve sigarayı bırakın
|
|||
|
« Next Oldest | Next Newest »
|



![[Image: 320tajmahal003kb1.jpg]](http://img249.imageshack.us/img249/638/320tajmahal003kb1.jpg)

